Sunday, March 16, 2008

Frank Herbert's Dune

Aşağıdaki özeti sırf bir sonraki yazımda yaptığım alıntı daha anlaşılır hale gelsin diye yazıyorum, değerimi bilin.


Frank Herbert’in yazdığı Dune (Çöl Gezegeni) serisi, dünya bilim-kurgu edebiyatının en ünlü ve en beğenilen eserlerindendir. Merak edenler için, şahsen şimdiye kadar sadece ilk cildini okuyabildiğim bu eserin, konusunu anlatayım (fazla uzatmamaya da çalışarak):

10.191 (yazıyla: onbinyüzdoksanbir) yılında evrenin tamamı büyük bir imparatorluğun kontrolü altındadır. Bu imparatorluk üç ayak üzerine kurulmuştur: 1- Padişah İmparator (Padishah Emperor), 2 - zengin ailelerden oluşan Hanedanlar Sınıfı (the Great Houses) ve 3 - uzay yolculuğu piyasasını tekelinde bulunduran Uzay Loncası (the Space Guild). Hikaye, hanedanların ikisi arasında kanlı bir maziye dayanan bir kavga etrafında dönmektedir: bir tarafta gözünü iktidar hırsı bürümüş zalim Baron Vladimir Harkonnen’in Harkonnen Hanedanı, diğer tarafta öteki hanedanlar tarafından gittikçe daha büyük saygı görmeye başlayan Dük I. Leto’nun Artreides Hanedanı. Artreideslerin gün geçtikçe daha da güçlendiğini görüp bu durumdan rahatsız olan İmparator, Baron Harkonnen ile işbirliği yaparak Dük Leto’ya karşı bir komplo hazırlar. Plana göre Dük Leto, ailesiyle birlikte, susuzlukla boğuşan ve büyük ölçüde sırf çölden ibaret olan Arrakis (diğer adıyla Dune) gezegenine, orada yetişen ve evrenin en değerli maddesi olarak sayılan melanj’ı kontrol etmek bahanesiyle gönderilecektir. Lakin Dune aslında Harkonnenlere aittir; bu nedenle İmparator, Baron Vladimir’e oradan şimdilik ordularını çekmesini ve zamanı geldiğinde de Dük Leto’yu kıstırarak intikamını alabileceğini söyler.

Baron teklifi kabul eder ama kendisinin tek derdi Dük Leto değildir, çünkü o gözünü daha yukarılara, İmparator’un tahtına dikmiştir. Ancak, amacına ulaşmak için, kendisine güçlü bir müteffik gerekmektedir ve bu rol için şimdiye kadar gaddarca ezdiği, müthiş dövüş sanatıyla ünlü (ve Arrakis gezegeninin yerlisi) çöl halkını, yani Fremenler’i layık görmüştür. Kendisine haliyle pek de sıçak bakmayan bu halkı kandırmak ve yanına çekmek adına elinden gelen kurnazlıkları yapmaya koyulur. Ama Baron’un planlarına çomak sokacak biri çıkıverir birden ortaya: babası öldürüldükten sonra annesiyle birlikte Dune gezegenin tehlikeli çöllerine kaçmayı başaran ve babasının intikamını almaya and içmiş, Dük. I. Leto’nun oğlu Paul Artreides. Çölde Fremenler’le karşılaşan Paul, kısa zamanda kendisini çöl halkına kabul ettirmeyi başarır, ki bunda, bir Fremen efsanesinde adı geçen Mesih’e çok benzetilmesi önemli rol oynamaktadır. Gün geçtikçe efsane adeta gerçeğe dönüşmeye başlar...


Önemli not: bu hikaye ile günümüz Türkiye arasında herhangi bir alegori amaçlanmamıştır. Bilim-kurgu hayranlarına şiddetle tavsiye edilir.

0 comments: